adjective

unconventional

alışılmadık, geleneklere aykırı

She has an unconventional approach to teaching.

Öğretmeye karşı alışılmadık bir yaklaşımı var.

His lifestyle is quite unconventional.

Onun yaşam tarzı oldukça alışılmadık.

alışılmadık bir ((isim)) tipik olmayan bir şey yapma şekli Alışılmadık bir espri anlayışı var.

Synonyms: unorthodox, unusual, original; Antonyms: conventional, traditional

'un-' (olumsuzluk) + 'conventional' (geleneksel, alışılmış).

Türkçedeki 'alışılmadık' veya 'geleneklere aykırı' anlamına gelir. 'Convention' kelimesinin 'gelenek' anlamına geldiğini hatırlayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.