verb

uncover

ortaya çıkarmak, açığa vurmak, kapağını açmak

The investigation uncovered new evidence.

Soruşturma yeni kanıtlar ortaya çıkardı.

She uncovered the pot to check the soup.

Çorbayı kontrol etmek için tencerenin kapağını açtı.

((bir şeyi)) ortaya çıkarmak, açığa vurmak Soruşturma yeni kanıtlar ortaya çıkardı.

Eş anlamlılar: reveal, expose, discover; Zıt anlamlılar: cover, hide, conceal

'un-' (karşıtı) öneki ve 'cover' (örtmek) fiilinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla, bir şeyin üzerindeki örtüyü kaldırmak.

İçinde ne olduğunu 'ortaya çıkarmak' (uncover) için gizli bir kutunun kapağını kaldırdığınızı hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.