noun

understanding

anlayış, anlaşma, uzlaşma

He has a good understanding of the topic.

Konu hakkında iyi bir anlayışı var.

We have an understanding about the project.

Proje hakkında bir anlaşmamız var.

She showed great understanding of our situation.

Durumumuza karşı büyük bir anlayış gösterdi.

((of sth.)) (bir şeyin) anlayışı He has a good understanding of physics.

((with sb.)) (biriyle) anlaşma I have an understanding with my boss.

((for sb./sth.)) (birine/bir şeye) anlayış Show some understanding for his difficulties.

Eş anlamlılar: comprehension, grasp, agreement; Zıt anlamlılar: misunderstanding, ignorance

Eski İngilizce'de 'arasında durmak' anlamına gelen 'understandan' fiilinden gelir. İsim hali, bir kavramı kavrama durumunu belirtir.

Karmaşık bir fikrin 'altında durduğunuzu' (under-stand) ve onu tam olarak kavradığınızı hayal edin. Bu kavrayış sizin 'anlayışınızdır'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.