adjective

understood

anlaşılmış, zımni, kararlaştırılmış

It's an understood rule not to cheat.

Hile yapmamak zımni bir kuraldır.

His nod was an understood signal.

Başını sallaması anlaşılmış bir işaretti.

((anlaşılmış bir şey)) zımni bir şey Bu, zımni bir kuraldır.

Synonyms: implicit, accepted, assumed; Antonyms: explicit, stated

'under' (altında) ve 'stand' (durmak) kelimelerinden. Anlamı belki de 'arasında durmak', dolayısıyla 'kavramak' olabilir.

Herkes zaten aynı fikrin 'altında durduğu' için söylenmesine gerek olmayan bir şeyi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.