verb

barter

takas etmek, değiş tokuş yapmak

They had to barter for food with their jewelry.

Mücevherleriyle yiyecek takas etmek zorunda kaldılar.

He bartered his watch for a new coat.

Saatini yeni bir paltoyla takas etti.

((bir şeyi)) ((bir şeyle)) takas etmek (bir şeyi) (bir şeyle) takas etmek Tahılı aletlerle takas ettiler.

((biriyle)) ((bir şey)) için takas yapmak (biriyle) (bir şey) için takas yapmak Birkaç yumurta için çiftçiyle takas yaptı.

trade (takas etmek), swap (değiş tokuş yapmak), exchange (değiştirmek)

Eski Fransızca'da 'aldatmak, değiş tokuş yapmak' anlamına gelen 'barater' kelimesinden gelir.

Para kullanmak yerine bir 'bar'da mal 'takası' (trade) yaptığınızı düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.