noun

base

taban, temel, üs, esas

The lamp has a heavy base.

Lambanın ağır bir tabanı var.

The army returned to its base.

Ordu üssüne geri döndü.

Trust is the base of our friendship.

Güven, dostluğumuzun temelidir.

The runner reached first base.

Koşucu birinci kaleye ulaştı.

((bir şeyin)) tabanı (bir şeyin) alt veya destekleyici kısmı Heykelin tabanı mermerden yapılmıştır.

askeri üs bir askeri gücün konuşlandığı yer Askerler üstedir.

((bir şey)) için temel (bir şeyin) ana maddesi veya temeli Bu çorbanın domatesli bir temeli var.

foundation (temel), bottom (alt), support (destek), headquarters (karargah)

Latince'de 'temel' anlamına gelen 'basis' kelimesinden gelir.

'Base', bir şeyin 'basic' (temel) kısmıdır, onun temelidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.