verb

unearth

topraktan çıkarmak, gün yüzüne çıkarmak, keşfetmek

They unearthed a Roman villa.

Bir Roma villası ortaya çıkardılar.

The investigation unearthed new evidence.

Soruşturma yeni kanıtlar ortaya çıkardı.

((bir şeyi)) topraktan çıkarmak, gün yüzüne çıkarmak They unearthed a rare artifact.

Eş anlamlılar: discover, excavate, expose; Zıt anlamlılar: bury, conceal

'un-' (tersi eylem) öneki ve 'earth' (toprak) kelimesinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'topraktan çıkarmak'.

Bir şeyi toprağa (earth) koyma eylemini geri aldığınızı (un-) hayal edin. Onu kazıp çıkarıyorsunuz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.