adjective

uneasy

huzursuz, tedirgin, rahatsız

I feel uneasy about the situation.

Durum hakkında huzursuz hissediyorum.

There was an uneasy silence in the room.

Odada rahatsız edici bir sessizlik vardı.

((bir şey hakkında)) huzursuz hissetmek I feel uneasy about his decision.

huzursuz bir ((isim)) rahatsız edici veya gergin bir (isim) There was an uneasy truce between them.

Eş anlamlılar: anxious, worried, uncomfortable; Zıt anlamlılar: calm, comfortable, relaxed

'un-' (değil) öneki ve 'easy' (kolay, rahat) kelimesinden gelir. Rahat olmama durumunu tanımlar.

'Rahat değil' olarak düşünün. Eğer zihniniz 'rahat değilse', endişeli veya huzursuzsunuz demektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.