adjective

unfair

haksız, adaletsiz

The referee's decision was unfair.

Hakemin kararı adil değildi.

It's unfair to blame him for everything.

Her şey için onu suçlamak haksızlık.

((bir şey)) haksızdır ((bir şey)) adil değildir Hakemin kararı adil değildi.

((bir şey yapmak)) haksızlıktır ((bir şey yapmak)) adil değildir Her şey için onu suçlamak haksızlık.

Eş anlamlılar: unjust, biased, inequitable; Zıt anlamlılar: fair, just

'un-' (olumsuzluk) öneki ve 'fair' (adil, hakkaniyetli) kelimesinden türemiştir.

'un-' ekini 'unhappy' (mutsuz) kelimesindeki gibi olumsuzluk eki olarak düşünün. Bir şey 'fair' (adil) değilse, 'unfair' (haksız) olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.