adjective

unfavorable

elverişsiz, olumsuz

The weather conditions were unfavorable for the launch.

Hava koşulları fırlatma için elverişsizdi.

He received an unfavorable review of his book.

Kitabı hakkında olumsuz bir eleştiri aldı.

unfavorable ((for sth./sb.)) (... için) elverişsiz The weather was unfavorable for a picnic.

unfavorable ((to sth./sb.)) (...-e karşı) olumsuz The review was unfavorable to the new restaurant.

Eş anlamlılar: dezavantajlı, ters; Zıt anlamlılar: elverişli, avantajlı

un- (olumsuzluk) ön eki + favor (iyilik) + -able (yapılabilir) son eki. Onay veya destek göstermeyen anlamına gelir.

'un-favor' (lehte olmayan) diye düşünün. Bir şey elverişsizse, sizin lehinize değildir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.