adjective

unified

birleşik, birleştirilmiş, bütünleşmiş

The two countries have a unified goal.

İki ülkenin birleşik bir hedefi var.

They presented a unified theory of everything.

Her şeyin birleşik bir teorisini sundular.

a unified ((isim)) birleşik bir ((isim)). A unified team is stronger.

Eş anlamlılar: integrated, combined, cohesive; Zıt anlamlılar: divided, separate

Latince 'unus' (bir) + 'facere' (yapmak) kelimelerinden gelir. 'Bir haline getirilmiş' anlamına gelir.

'Uni-' öneki 'unicycle' (tek tekerlekli bisiklet) kelimesinde olduğu gibi 'bir' anlamına gelir. 'Unified' kelimesini 'bir araya getirilmiş' olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.