verb

unify

birleştirmek, tek çatı altında toplamak

The new leader hopes to unify the country.

Yeni lider ülkeyi birleştirmeyi umuyor.

They tried to unify the two companies into one.

İki şirketi tek bir şirket halinde birleştirmeye çalıştılar.

((sth.)) (bir şeyi) birleştirmek Yeni lider ülkeyi birleştirmeyi umuyor.

Eş anlamlılar: unite, combine, merge; Zıt anlamlılar: divide, separate

Latince 'unus' (bir) + '-fy' (yapmak) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'bir yapmak'.

'Uniform' (üniforma) veya 'unicycle' (tek tekerlekli bisiklet) kelimelerindeki gibi 'uni-' önekini düşünün - bir anlamına gelir. 'Unify' birçok şeyi bir araya getirmektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.