unique
Çeviri
eşsiz, benzersiz, yegane
Örnekler
Each person's fingerprint is unique.
Her insanın parmak izi eşsizdir.
This is a unique opportunity.
Bu eşsiz bir fırsat.
She has a very unique style.
Onun çok benzersiz bir tarzı var.
Dilbilgisi Kalıpları
((birine/bir şeye)) özgü (birine/bir şeye) özgü olmak This species is unique to the island.
((eşsiz)) bir (isim) eşsiz bir (isim) He has a unique perspective.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: distinctive, one-of-a-kind; Zıt anlamlılar: common, ordinary
Etimoloji
Latince 'unus' (bir) ile ilgili olan 'unicus' (bir, tek, yegane) kelimesinden gelir.
Hafıza İpuçları
'Unicycle' (tek tekerlekli bisiklet) veya 'unicorn' (tek boynuzlu at) kelimelerindeki 'uni-' gibi düşünün. 'Unique' 'türünün tek örneği' anlamına gelir.