noun

units

birimler, üniteler, birlikler

The book is divided into ten units.

Kitap on üniteye ayrılmıştır.

We need three units of blood.

Üç ünite kana ihtiyacımız var.

Military units were sent to the area.

Bölgeye askeri birlikler gönderildi.

((of sth.)) (bir şeyin) birimi Üç ünite kana ihtiyacımız var.

((in sth.)) (bir şeyin içindeki) ünite Kitap on üniteye ayrılmıştır.

Eş anlamlılar: parts, sections, components, modules

Latince 'bir' anlamına gelen 'unus' kelimesinden gelir. Bir 'unit' (birim) tek ve eksiksiz bir şeydir.

Bir LEGO seti hayal edin. Daha büyük bir nesne inşa eden birçok küçük 'unit' (tuğla) parçasından oluşur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.