adjective

unsafe

güvensiz, tehlikeli

This old bridge is unsafe for cars.

Bu eski köprü arabalar için güvenli değil.

It's unsafe to walk alone here at night.

Geceleri burada yalnız yürümek güvenli değil.

unsafe ((for sb./sth.)) ((to-inf)) (biri/bir şey için) (bir şey yapmak) güvensiz It is unsafe for children to play on this street.

Eş anlamlılar: dangerous, hazardous (tehlikeli); Zıt anlamlılar: safe, secure (güvenli)

'un-' (olumsuzluk) ön eki + 'safe' (güvenli) kelimesinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'güvenli olmayan' demektir.

'un-' ön ekini 'safe' kelimesinin önündeki büyük bir 'HAYIR' işareti olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.