adjective

unsettling

huzursuz edici, rahatsız edici

The news was very unsettling.

Haberler çok huzursuz ediciydi.

There was an unsettling silence in the room.

Odada huzursuz edici bir sessizlik vardı.

((unsettling)) ((isim)) huzursuz edici Filmin huzursuz edici bir sonu vardı.

((bir şey)) unsettling (bir şey) huzursuz edici Sessizlik huzursuz ediciydi.

Eş anlamlılar: disturbing, unnerving; Zıt anlamlılar: comforting, reassuring

'un-' (olumsuzluk) öneki ve 'settle' (sakinleştirmek, yerleşmek) fiilinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'sakinleştirmeyen'.

Zihninizin 'settle' (yerleşmesine/sakinleşmesine) izin vermeyen bir şeyi hayal edin; sizi huzursuz ve rahatsız hissettirir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.