adjective

unstable

dengesiz, istikrarsız, kararsız, sallantılı

The ladder feels very unstable.

Merdiven çok dengesiz hissettiriyor.

The political situation is unstable.

Siyasi durum istikrarsız.

He is emotionally unstable after the accident.

Kazadan sonra duygusal olarak dengesiz.

((isim)) is unstable ((bir şey)) dengesizdir Merdiven dengesiz.

Eş anlamlılar: wobbly, shaky, volatile; Zıt anlamlılar: stable, steady, firm

'un-' (olumsuzluk) ön eki + 'stable' (sabit, dengeli). Kelimenin tam anlamıyla 'sabit olmayan' demektir.

Duvarları sallanan bir 'un-stable' (dengeli olmayan bir ahır) hayal edin. Bu imge, sağlam veya sabit olmama anlamını hatırlamanıza yardımcı olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.