adjective

unsure

emin olmayan, belirsiz, kararsız

I'm unsure about the answer.

Cevaptan emin değilim.

He was unsure of himself.

Kendinden emin değildi.

unsure ((about/of sth.)) (bir şey) hakkında emin olmamak I'm unsure about the plan.

unsure ((whether/if...)) olup olmayacağından emin olmamak She is unsure whether to go.

Eş anlamlılar: uncertain, doubtful; Zıt anlamlılar: sure, certain, confident

'un-' (olumsuzluk) öneki ve 'sure' (emin) kelimesinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'emin değil' demektir.

Omuzlarını silken birini hayal edin, bu 'emin olmamanın' evrensel bir işaretidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.