verb

untangle

çözmek, dolaşıklığını gidermek

Can you untangle these wires?

Bu kabloları çözebilir misin?

It's hard to untangle the complex situation.

Karmaşık durumu çözmek zor.

((sth.)) (bir şeyi) çözmek She tried to untangle her necklace.

Eş anlamlılar: unravel, disentangle, resolve; Zıt anlamlılar: tangle, entangle, complicate

'un-' (tersine çevirme) öneki ve 'tangle' (dolaştırmak) kelimesinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'dolaşıklığı çözmek' demektir.

Bir düğümü ('tangle') çözdüğünüzü ('un-') hayal edin. Bu, teller gibi fiziksel şeyler ve sorunlar gibi soyut şeyler için geçerlidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.