noun

upheaval

kargaşa, çalkantı, altüst oluş

The country is in a state of political upheaval.

Ülke siyasi bir kargaşa içinde.

Moving to a new city was a major upheaval.

Yeni bir şehre taşınmak büyük bir altüst oluştu.

bir kargaşa dönemi. The war caused a period of social upheaval.

Eş anlamlılar: turmoil, disruption, disturbance, revolution

'up-' (yukarı) + 'heave' (zorla kaldırmak) kelimelerinden gelir. Bir şeyin aşağıdan şiddetle yukarı kaldırıldığını düşündürür.

Bir deprem sırasında yerin 'yukarı kabardığını' (heaving up) hayal edin. Bu, büyük, şiddetli bir değişiklik veya 'kargaşa' yaratır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.