adjective

upright

dik, dikey, dürüst, namuslu

Please remain in an upright position.

Lütfen dik bir pozisyonda kalın.

He is known as an upright citizen.

O, dürüst bir vatandaş olarak bilinir.

The piano is an upright model.

Piyano dik bir modeldir.

((dik/dürüst)) + isim dik, dürüst Dürüst bir karakteri var.

((dik)) olmak dik olmak Direk tam olarak dik olmalı.

Eş anlamlılar: dikey, dik, dürüst; Zıt anlamlılar: yatay, dürüst olmayan

'up' (yukarı) ve 'right' (düz, doğru) kelimelerinden. Hem fiziksel hem de ahlaki olarak dimdik anlamına gelir.

'Yukarı' ('up') ve 'doğru' ('right') durmayı düşünün. Bu hem duruş hem de ahlaki karakter için geçerlidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.