noun

uprising

ayaklanma, isyan, başkaldırı

The country experienced several uprisings last year.

Ülke geçen yıl birkaç ayaklanma yaşadı.

The uprising was quickly suppressed by the army.

Ayaklanma ordu tarafından hızla bastırıldı.

((bir ayaklanma)) ((birine/bir şeye karşı)) bir otoriteye karşı bir isyan The people staged an uprising against the dictator.

Eş anlamlılar: rebellion, revolt, insurrection; Zıt anlamlılar: submission, peace

'up' (yukarı) + 'rising' (yükselen) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla otoriteye karşı bir 'ayağa kalkma' demektir.

İnsanların protesto etmek için yerden 'ayağa kalktığını' (rising up) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.