noun

urgency

aciliyet, ivedilik

This is a matter of great urgency.

Bu çok acil bir mesele.

He stressed the urgency of the situation.

Durumun aciliyetini vurguladı.

((aciliyet meselesi)) çok önemli ve derhal ele alınması gereken bir şey This is a matter of great urgency.

((bir şeyin aciliyeti)) çok önemli olma ve acil ilgi gerektirme niteliği He stressed the urgency of the situation.

Eş anlamlılar: önem, gereklilik, kriz

'Urgent' (acil) kelimesinden, o da Latince 'urgere' (baskı yapmak) kelimesinden gelir. '-cy' eki bir durumu veya niteliği belirtir.

'Emergency' (acil durum) kelimesine benzer ses çıkarır. 'Urgency' (aciliyet) de bir şeyin hemen halledilmesi gerektiği anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.