usual
Çeviri
her zamanki, olağan, alışılmış
Örnekler
This is my usual seat.
Burası benim her zamanki yerim.
It's usual for him to be late.
Onun geç kalması olağandır.
She took her usual route to work.
İşe her zamanki güzergahından gitti.
Dilbilgisi Kalıpları
((birinin)) her zamanki ((isim)) birinin tipik (ismi) This is my usual seat.
((biri için)) ((mastar)) olması olağandır (birinin) (bir şeyi) yapması yaygındır It's usual for him to be late.
Benzer Kelimeler
Synonyms: common, normal, regular; Antonyms: unusual, rare, special
Etimoloji
Latince 'usus' (kullanım) kelimesinden gelir, 'uti' (kullanmak) ile ilgilidir. Başlangıçta 'kullanımla ilgili' anlamına geliyordu.
Hafıza İpuçları
Her gün 'kullandığınız' (use) şeyleri düşünün; bu sizin 'her zamanki' (usual) rutininizdir.