vacant
Çeviri
boş, açık, ifadesiz
Örnekler
The seat next to him was vacant.
Yanındaki koltuk boştu.
She had a vacant expression on her face.
Yüzünde anlamsız bir ifade vardı.
The position of manager is now vacant.
Müdür pozisyonu şu an boş.
Dilbilgisi Kalıpları
((sth.)) is vacant ((bir şey)) boş Yanındaki koltuk boştu.
a vacant ((noun)) boş bir ((isim)) Yüzünde anlamsız bir ifade vardı.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: empty, unoccupied; Zıt anlamlılar: occupied, full
Etimoloji
Latince 'vacare' (boş olmak) kelimesinden gelir.
Hafıza İpuçları
Boş bir alan olan 'vacuum' (vakum) kelimesiyle bağdaştırın. Boş bir oda küçük bir vakum gibidir.