adjective

valiant

yiğit, cesur

The valiant soldier saved his comrades.

Yiğit asker yoldaşlarını kurtardı.

She made a valiant effort to finish the race.

Yarışı bitirmek için yiğitçe bir çaba gösterdi.

((valiant + isim)) cesaret veya kararlılık sahibi olan veya gösteren The valiant soldier saved his comrades.

((a valiant effort/attempt)) özellikle başarı olasılığı düşük olduğunda kararlı bir çaba She made a valiant effort to finish the race.

Eş anlamlılar: brave (cesur), courageous (cesur), heroic (kahramanca); Zıt anlamlılar: cowardly (korkak)

Latince 'güçlü olmak, değerli olmak' anlamına gelen 'valere' kelimesinden gelir.

'Valor' (cesaret) kelimesine benziyor. Cesareti olan kişi 'valiant' (yiğit) olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.