adjective

valid

geçerli, mantıklı, yasal

Your ticket is valid for one month.

Biletiniz bir ay geçerlidir.

She has a valid reason for being late.

Geç kalmak için geçerli bir nedeni var.

((sth.)) is valid (bir şey) geçerlidir Your ticket is valid for one month.

a valid ((noun)) (geçerli bir ...) You need a valid reason to be absent.

Eş anlamlılar: meşru, makul; Zıt anlamlılar: invalid (geçersiz), void (hükümsüz)

Latince 'güçlü, kuvvetli' anlamına gelen 'validus' kelimesinden gelir.

'Geçerli' bir kimlik kartı düşünün - kabul edilecek kadar 'güçlüdür'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.