adjective

valuable

değerli, kıymetli

This antique watch is very valuable.

Bu antika saat çok değerli.

He gave me some valuable advice.

Bana değerli tavsiyeler verdi.

She is a valuable member of the team.

O, takımın değerli bir üyesidir.

valuable bir ((isim)) değerli bir ders

((bir şey)) valuable'dır bu bilgi değerlidir

Eş anlamlılar: precious, important; Zıt anlamlılar: worthless, useless

'value' (değer) + '-able' (yapılabilir) kelimelerinden gelir. Değere sahip olabilen.

'Değer' ('value') tutabilen ('able') bir şey değerlidir. Parasal değeri veya önemi ifade edebilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.