noun

variety

çeşitlilik, çeşit, tür

The store sells a variety of goods.

Mağaza çeşitli ürünler satıyor.

Variety is the spice of life.

Çeşitlilik hayatın tadı tuzudur.

This is a new variety of apple.

Bu yeni bir elma çeşididir.

a variety of ((çoğul isim)) aynı şeyin bir dizi farklı türü The store sells a variety of goods.

a ((isim)) of the ... variety ... türünde bir ... This is a new variety of apple.

Eş anlamlılar: diversity, assortment, range, type; Zıt anlamlılar: uniformity, monotony

Latince 'varietas' (çeşitlilik) kelimesinden, o da 'varius' (çeşitli, farklı) kelimesinden gelir.

Televizyondaki, birçok farklı türde performansın yer aldığı 'varyete şovlarını' düşünün. Bu, çeşitlilik ve yelpaze fikriyle bağlantılıdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.