adjective

vast

engin, çok büyük, muazzam

The Sahara is a vast desert.

Sahra engin bir çöldür.

He has a vast knowledge of history.

Tarih hakkında engin bir bilgisi var.

The company made a vast profit.

Şirket çok büyük bir kâr elde etti.

vast ((isim)) engin, çok büyük Okyanus engin bir su kütlesidir.

Eş anlamlılar: huge, immense, enormous, massive; Zıt anlamlılar: small, tiny, limited

Latince 'vastus' (boş, ıssız, engin) kelimesinden gelir.

Gözünüzün alabildiğini 'aşan' ('past') 'engin' ('vast') bir manzara hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.