noun

vehicle

taşıt, araç, vasıta

A car is a type of vehicle.

Araba bir taşıt türüdür.

Art can be a vehicle for social change.

Sanat, toplumsal değişim için bir araç olabilir.

a vehicle bir taşıt He bought a new vehicle.

Eş anlamlılar: conveyance, transport, medium, means

Latince 'taşımak' anlamına gelen 'vehere'den türeyen 'vehiculum' (taşıma aracı) kelimesinden gelir.

'Vehicle' kelimesini sizi veya bir fikri bir yerden bir yere 'taşıyan' bir şey olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.