noun

velocity

hız, sürat

The velocity of the object was measured.

Nesnenin hızı ölçüldü.

Light travels at a constant velocity.

Işık sabit bir hızla hareket eder.

the velocity of (sth.) (...nın) hızı The velocity of the wind was increasing.

Eş anlamlılar: speed, pace, rate; Zıt anlamlılar: slowness

Latince 'velocitas' kelimesinden, o da 'velox' (çevik, hızlı) kelimesinden gelir. Yönü olan hızı ifade eder.

Fizikte, yön içerdiği için 'speed' kelimesinden farklıdır. Hızlı bir şehir, bir 'velo-city' düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.