noun

velvet

kadife

Her dress was made of soft, red velvet.

Elbisesi yumuşak, kırmızı kadifeden yapılmıştı.

The cake had a smooth, velvet texture.

Kekin pürüzsüz, kadifemsi bir dokusu vardı.

made of velvet kadifeden yapılmış The curtains are made of velvet.

a velvet (sth.) kadife bir (şey) She wore a velvet jacket.

Eş anlamlılar (doku için): smoothness (pürüzsüzlük), softness (yumuşaklık); Zıt anlamlılar: roughness (pürüzlülük)

Eski Fransızca 'veluet' kelimesinden, 'velu' (tüylü) kelimesinin küçültme eki almış hali, o da Latince 'villus' (kaba tüy) kelimesinden gelir.

Kadifenin yumuşak dokusunu hatırlamak için 've(ry soft) pet' (çok yumuşak bir evcil hayvan) okşadığınızı hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.