noun

veranda

veranda, sundurma

We sat on the veranda drinking tea.

Verandada oturup çay içtik.

The house has a large front veranda.

Evin büyük bir ön verandası var.

((bir/o)) veranda bir evin dışında bulunan çatılı bir platform We sat on the veranda drinking tea.

Eş anlamlılar: porch, gallery, lanai

Portekizce 'varanda' (korkuluk, balkon) kelimesinden gelir.

Türkçedeki 'veranda' ile aynı kelimedir. Bir evin dışında, genellikle çatısı olan bir platform hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.