verb

baste

yağ sürmek, teğellemek, azarlamak

Baste the turkey every 30 minutes.

Hindiyi her 30 dakikada bir yağlayın.

She basted the seams before sewing them.

Dikmeden önce dikişleri teğelledi.

((bir şeye)) ((bir şey)) sürmek Baste the turkey with its own juices.

((bir şeyi)) teğellemek She basted the seams before sewing them.

Eş anlamlılar: ıslatmak, teğellemek

Eski Fransızca 'bastir' (inşa etmek, dikmek) kelimesinden gelir. Yemek pişirme anlamı mecazi bir uzantıdır.

Yemek için, bir 'baz' sosu sürdüğünüzü düşünün. Dikiş için, son dikişten önceki 'temel' dikiştir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.