noun

vessel

gemi, kap, damar

The large vessel sailed across the ocean.

Büyük gemi okyanusu aştı.

She poured water from a clay vessel.

Toprak bir kaptan su döktü.

A blood vessel carries blood through the body.

Kan damarı vücutta kan taşır.

a/the vessel ((sayılabilir isim)) bir gemi, kap veya damar The fishing vessel returned to port.

Eş anlamlılar: gemi, kap, kanal

Latince 'vas' (vazo, kap) kelimesinin küçültme eki almış hali olan 'vascellum' (küçük kap) kelimesinden gelir.

'Vessel' kelimesini bir şeyleri 'taşıyan' bir nesne olarak düşünün: gemideki kargo, bir kaptaki sıvı veya vücuttaki kan.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.