noun

vibration

titreşim, sarsıntı

I could feel the vibration of the train.

Trenin titreşimini hissedebiliyordum.

The phone was on silent, only a vibration.

Telefon sessizdeydi, sadece bir titreşim vardı.

((bir/belirli)) vibration ((of sth.)) (bir şeyin) titreşimi Motorun titreşimini hissettim.

Eş anlamlılar: shaking (sallanma), tremor (titreme), oscillation (salınım)

Latince 'vibrare' (sallamak, titretmek) kelimesinden gelir. '-ation' eki bir eylem veya süreci belirten bir isim oluşturur.

Telefonunuzun 'titreşim' modunu düşünün. O sallanma hissine vibration denir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.