noun

victim

kurban, mağdur

She was the victim of a robbery.

Bir soygunun kurbanıydı.

He fell victim to a clever scam.

Zekice bir dolandırıcılığın kurbanı oldu.

((of sth.)) (...nın) kurbanı/mağduru She was a victim of circumstance.

Eş anlamlılar: mağdur, kazazede; Zıt anlamlılar: fail, suçlu, saldırgan

Latince 'kurbanlık hayvan' anlamına gelen 'victima' kelimesinden gelir. 'vincere' (fethetmek) ile ilişkili olabilir.

Suçlu için bir 'zafer' (victory), ancak zarar gören kişi için bir 'kurban' (victim) olduğunu düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.