noun

viewer

izleyici, seyirci

The show has millions of viewers.

Programın milyonlarca izleyicisi var.

The photo viewer on this computer is fast.

Bu bilgisayardaki fotoğraf görüntüleyici hızlı.

a ((viewer)) of (sth.) (bir şeyin) izleyicisi He is a regular viewer of the news.

Eş anlamlılar: spectator, onlooker, audience

'view' (izlemek) fiiline, eylemi yapan kişiyi belirten '-er' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur.

'view-er', bir şeyi 'view' (izleyen) kişidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.