noun

vigil

nöbet, gece nöbeti, anma

They held a candlelight vigil for the victims.

Kurbanlar için mum ışığında bir anma töreni düzenlediler.

She kept a long vigil by his bedside.

Yatağının başında uzun bir nöbet tuttu.

to hold/keep a ((vigil)) nöbet tutmak/anma düzenlemek They held a vigil for the victims.

Eş anlamlılar: watch, lookout, observance

Latince 'uyanık, tetikte' anlamına gelen 'vigil' kelimesinden türeyen 'vigilia' (uyanıklık, nöbet) kelimesinden gelmektedir.

'Vigilant' (tetikte) bir kişinin 'vigil' (nöbet) tutmak için uyanık kaldığını düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.