noun

vigor

dinçlik, canlılık, güç, şevk

He approached the task with renewed vigor.

Göreve yenilenmiş bir dinçlikle yaklaştı.

The debate was full of intellectual vigor.

Tartışma entelektüel bir canlılıkla doluydu.

((dinçlikle)) enerji ve güçle She works with great vigor.

Eş anlamlılar: vitality, energy, strength; Zıt anlamlılar: lethargy, weakness

Latince 'canlı olmak, gelişmek' anlamına gelen 'vigere' kelimesinden gelir.

Türkçedeki 'vigo' markalı içeceği düşünün, enerji ve canlılık verir. 'Vigor' da aynı anlama gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.