adjective

vigorous

dinç, enerjik, güçlü, gayretli

He is a vigorous 90-year-old.

O, 90 yaşında dinç biridir.

They had a vigorous debate about politics.

Siyaset hakkında hararetli bir tartışma yaptılar.

She does 20 minutes of vigorous exercise every day.

Her gün 20 dakika yoğun egzersiz yapıyor.

((dinç bir (isim)))) enerjik bir (isim) He is a vigorous opponent of the plan.

Eş anlamlılar: energetic, robust, strenuous; Zıt anlamlılar: weak, feeble, lethargic

'vigor' (dinçlik) isminden ve 'dolu' anlamına gelen '-ous' sıfat ekinden türemiştir.

'Vigorous' biri, 'vigor' (dinçlik) ile 'dolu' (-ous) biridir. Bu bağlantıyı kurarak hatırlayabilirsiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.