verb

vindicate

aklamak, haklı çıkarmak, doğrulamak

The evidence will vindicate him.

Kanıtlar onu aklayacak.

She was vindicated by the court's decision.

Mahkeme kararıyla aklandı.

((sb./sth.)) (birini/bir şeyi) aklamak The new evidence will vindicate his theory.

((sb.)) ((by sth.)) (bir şey tarafından) aklanmak He was vindicated by the investigation.

Eş anlamlılar: haklı çıkarmak, temize çıkarmak, aklamak; Zıt anlamlılar: mahkum etmek, suçlamak

Latince 'vindicare' (hak iddia etmek, serbest bırakmak) kelimesinden, 'vim' (güç) + 'dicere' (söylemek).

Haklı olduğunuz kanıtlandığında Zafer için 'V' işareti yaptığınızı hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.