adjective

violent

şiddetli, sert, vahşi

He has a violent temper.

Şiddetli bir mizacı var.

There was a violent storm last night.

Dün gece şiddetli bir fırtına vardı.

The movie was too violent for children.

Film çocuklar için çok şiddetliydi.

((isim)) şiddetli ~ Şiddetli bir fırtına kıyıyı vurdu.

Eş anlamlılar: brutal (vahşi), fierce (sert), intense (yoğun); Zıt anlamlılar: gentle (nazik), peaceful (huzurlu), calm (sakin)

Latince 'vis' (güç, kuvvet) kelimesinden gelen 'violentus' (zorlu, şiddetli) kelimesinden türemiştir.

Birinin 'kemanı' (violin) o kadar yoğun çalmasını hayal edin ki 'şiddetli' (violent) hale geliyor. Bu, sesi anlamla birleştirir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.