adjective

visceral

içgüdüsel, iç organlara ait, derinden gelen

He had a visceral reaction to the news.

Habere karşı içgüdüsel bir tepki verdi.

The book gives a visceral account of the war.

Kitap, savaşın tüyler ürpertici bir anlatımını sunuyor.

visceral ((isim)) içgüdüsel ~ Yükseklikten içgüdüsel olarak korkuyordu.

Eş anlamlılar: instinctive, intuitive, gut; Zıt anlamlılar: intellectual, rational

Latince 'iç organlar' anlamına gelen 'viscera' kelimesinden gelir. Vücudunuzun derinliklerinden geliyormuş gibi görünen hisleri ifade eder.

'İçgüdüsel bir his' (gut feeling) düşünün. Bağırsaklarınız (gut) iç organlarınızın (viscera) bir parçasıdır, bu yüzden 'visceral' bir his içgüdüsel bir histir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.