adjective

vivid

canlı, parlak, belirgin

She has a vivid imagination.

Canlı bir hayal gücü var.

The artist used vivid colors in the painting.

Sanatçı resimde canlı renkler kullandı.

I have a vivid memory of that day.

O güne dair canlı bir anım var.

vivid ((noun)) canlı... Canlı bir hayal gücü var.

Synonyms: bright, clear, graphic; Antonyms: dull, vague

Latince 'vivere' (yaşamak) kelimesinden gelen 'vividus' (canlı) kelimesinden türemiştir.

'Vivid' kelimesini 'hayat dolu' ('vivere'den) olarak düşünün. Canlı bir renk hayat doludur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.