noun

voice

ses, görüş, söz hakkı

She has a beautiful singing voice.

Çok güzel bir şarkı sesi var.

He lost his voice from shouting.

Bağırmaktan sesi kısıldı.

The students should have a voice in this decision.

Öğrencilerin bu kararda söz hakkı olmalı.

((bir/birinin sesi)) konuşurken veya şarkı söylerken çıkan ses Çok güzel bir şarkı sesi var.

((sth.)) konusunda ((söz hakkı olmak)) fikir belirtme hakkına sahip olmak Öğrencilerin bu kararda söz hakkı olmalı.

Eş anlamlılar: sound, tone, opinion, say

Latince 'ses, seda, söz' anlamına gelen 'vox' kelimesinden gelir.

'voice'unuz sadece çıkardığınız ses değil, aynı zamanda 'vocal' (sözlü) görüşünüzdür.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.