adjective

volatile

değişken, istikrarsız, uçucu

The political situation is highly volatile.

Siyasi durum oldukça değişken.

He has a very volatile temper.

Çok değişken bir mizacı var.

Gasoline is a volatile substance.

Benzin uçucu bir maddedir.

((volatile)) bir ((isim)) değişken bir (isim) He has a volatile temper.

((bir şey)) ((volatile)) (bir şey) değişkendir The market is volatile.

Synonyms: unstable, unpredictable, explosive; Antonyms: stable, constant

Latince 'uçmak' anlamına gelen 'volare' kelimesinden gelir, kolayca uçup gidebilen veya değişebilen bir şeyi ima eder.

Patlamak üzere olan bir volkanı düşünün - 'volatile'dir. Veya her an 'uçup' gidebilecek bir kuşu.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.