verb

batter

dövmek, hırpalamak, vurmak

The storm battered the coastal town.

Fırtına sahil kasabasını vurdu.

He was battered and bruised after the fight.

Dövüşten sonra dövülmüş ve morarmıştı.

((sth./sb.)) dövmek/vurmak (bir şeye/birine) sert ve tekrar tekrar vurmak The waves battered the ship.

Eş anlamlılar: beat (dövmek), pound (vurmak), strike (vurmak)

Eski Fransızca 'vurmak' anlamına gelen 'batre' kelimesinden gelmektedir.

Beyzbolda topa vuran 'vurucuyu' (batter) düşünün. Aynı zamanda, birlikte 'çırpılan' bir pişirme karışımı olan 'hamur' için de bir isimdir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.