noun

vulnerability

savunmasızlık, kırılganlık, zayıflık

The system's vulnerability to attack is a major concern.

Sistemin saldırıya karşı savunmasızlığı büyük bir endişe kaynağıdır.

He showed great vulnerability by sharing his feelings.

Duygularını paylaşarak büyük bir kırılganlık gösterdi.

((of sth./sb.)) ((to sth.)) (bir şeyin/birinin) (bir şeye) karşı savunmasızlığı The system's vulnerability to attack is high.

((in sth.)) (bir şeydeki) zayıflık They found a vulnerability in the software.

Eş anlamlılar: weakness, susceptibility, fragility; Zıt anlamlılar: strength, resilience, invulnerability

Latince 'vulnus' (yara) kelimesinden gelen 'vulnerabilis' (yaralanabilir) kelimesinden türemiştir. '-ity' eki bir durum veya koşul belirten bir isim oluşturur.

Bu, 'vulnerable' (savunmasız) kelimesinin isim halidir. Savunmasız olma durumu olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.